kızıldağ alkali su

Günümüz yaşam tarzı vücut metobolizmamız içinde birçok düzensizliğe ve kötü çalışmaya neden olmaktadır. Sarfedilen tüm çabalara rağmen toksik kimyasallar ile yiyecek kaynakları, içme suları, hava ve çevremiz gitgide kirletmekte ve zehirlemektedir. İnsan vücudu bundan öncesinde, metabolize etme ve dışarı atmada, kendi doğal detokslama (zehirli atıkları atma) kapasitesi üstünde kalan ve büyük sıkıntı yaratan böylesi yabancı maddelerle hiç tanışmamış, karşılaşmamıştı.

Birçok insan artık kendisini hiç iyi hissetmiyor. Birçokları da kendilerini soğuk algınlıkları veya çevredeki herhangi bir mikroptan çok daha kolay etkilenir halde buluyorlar. Bundan daha ciddi olan ise lupus, romatoid artrit, multipl skleroz, kronik yorgunluk sendromu ve fibromiyalji sendromu gibi otoimmün rahatsızlıklardaki artışlardır. Birçok kaynağı olan düşük seviyeli toksititeyi belirlemek oldukça güçtür. Tüm bu toksinlerin birleşik aksiyonlarının oluşturduğu toksik karışımın etkisi vücut ve hafızayı ciddi şekilde zayıflatabilir. Mantar, bakteri ve mayanın yaygınlaşması fermantasyon dediğimiz işlevin veya kan ve dokudaki aşırı asidiklikliğin bir sonucudur.

Maya ve mantar havada, kirli suda ve yediğimiz birçok yiyeceğin içinde yaşayan basit birer canlı hücre türleridir. Bunlar sonrasında virüslerin ilk aşamaları veya bakterilerin orta evreleri olabilecek şekilde oldukça yüksek bir gelişim gösterirler. Fırsatçıdırlar ve hayatta kalmakta yeteneklidirler. Yıllar içinde 500.000 in üstünde farklı tür biçiminde gelişmişlerdir. Hiç durmaksızın koloni haline gelebilecekleri ve üreyebilecekleri yeni yerleşim yerleri ararlar. Basit bir canlı hücre formunda olduklarında yanlızca bir mikroskop altında görülebilirler fakat kolonize olduklarında, yiyecekler üzerinde oluşan küf ve mantarımsı yapı gibi, gözle de görülür hale gelirler.

Maya, mantar, bakteri, küf ve virüsler besin ve kolonileşme ihtiyaçlarına bağlı olarak vücutta belirli ve çok özel bölgelere yerleşmeye eğilimlidirler.
 

Bunların tümünün metobolizmalarından çıkanlar/salgılananlar şiddetli fermantasyonlara sebep olur ve ekstra hücresel sıvı şeklinde veya kana karışarak tüm vücuda yayılır. Kan ve dokulardaki aşırı asidikliğin doruğa çıkması vücudun hücrelerini sistematik olarak zehirler ve hasar verir. Aşırı asidiklik dediğimiz bu sağlık durumu ters düz olmuş bir yeme alışkanlığının - çok bol miktarda; hayvansal protein, özellikle kırmızı et, sütlü ürünler (süt, peynir, dondurma), şekerin herhangi bir şekli (sakaroz, früktoz, glikoz) gibi - sonucudur ve bu nedenle ortada yalnızca bir hastalık ve rahatsızlık vardır.

alkali iyonize suyun özellikleri
ana sayfa | hakkımızda | ürünlerimiz | kızıldağ alkali su | uzmanlar ne dedi | iletişim
Neden Alkali Su İçmeliyiz Kızıldağ Alkali Doğal Kaynak Suyu nilya tasarım