|
Bugün 5-10-15?.. O kiloyu 2 ile çarpın, çıkan sayı kadar günde o kadar kiloyu vermiş olacaksınız. Bunları okuduğumda konuya derinliğine girmeye karar verdim.
İlk hareket noktam bir şifreydi: "pH..." Mantık şöyle... Sorun vücudun "pH" yani "asit" ve "alkali" dengesini sağlamak... Bir etkin zayıflama yöntemi sunuyorum... Kaç kilo vermek istiyorsunuz? Vücut, klasik yeme alışkanlığıyla alınan asitlerin bir kısmını bağırsaklar, idrar ve terleme yoluyla dışarı atıyor, ancak hepsini değil.Kalan asit fazlası, tıpkı asitli biftek soslarının eti yumuşatması gibi vücuttaki hücreleri bozuyor.Bu durum, vücudu kendini koruma sürecine iter.Vücut, alınan besinleri ve vücut yağlarını kendini korumak için kullanır. Çünkü... Yağlar asitleri yakarlar.Böylece asitleri depolamak için yağlanma sürekli fazlalaşır.Mideniz bulansın istemem, ama gerçeğin iyi algılanması için kanıt olarak vücuttan yağ alınan plastik ameliyatlarda bu yağların içindeki yoğun asit nedeniyle kahverengi hatta siyah olduğunu belirtmeliyim.
Aslında kısa dönemde baktığımızda bu iyi haberdir. Vücut, özellikle belinizde ve kalça altında yağ depolayarak asidin kötülüklerine karşı kendini koruyor. Hatta kolesterol gibi kan yağlarıyla da damarların asit etkisiyle delinmesini önlüyor.Fakat... Zamanla bu süreç olumsuza dönüşüyor.Vücuttaki asit fazlası, kandaki oksijeni azaltıyor. Metabolizma yavaşlıyor. Sindirim yavaşlıyor. Kilo alma ve enerji eksikliği başlıyor. Daha da kötüsü, besinlerin mayalanmasına (çürüme) sebep oluyor.İltihap, mantar ve küf üretiyor. Ve felaket olan... Bunların hepsi canlı organizmalar. Yediğimiz besinlerin yüzde 50'sine ortak oluyorlar. Atık madde üretiyorlar. Çok yiyoruz ama yeterli beslenemiyoruz.
Bu kısırdöngüde vücut, doku yaparak yenilenemiyor, enzim, hormon, hücre enerjisi, organ faaliyeti için gerekli diğer yüzlerce kimyasal bileşeni üretemiyor.Yediklerimiz, enerji üretmek yerine, çürümüş olarak vücudumuzda kalıyor, daha çok asitlenmeye yol açıyor.
|